|
Talihi her zaman sırlarla dolu olan
Azerbaycan, kurtuluşuna kavuşması uğrunda onurlu mücadelesini ileri
sürdürerek uğurlar kazanmaktadır. Azerbaycan parçalandıktan sonra hangi
olaylarla yüzleştiğini ve talihinin değişmesini anlamak için ,
Azerbaycan’ın son 200 yıllık tarihine bir göz atmamız yeterlidir.Azerbaycan
tarihinin her bir sayfası milletinin kanıyla yazılmış ve halen de
yazılmaktadır.
Bir miletin, bir vatanın öz
azatlığına varması ve işgalden kurtulması bu kadar mı zordur?
Belki de dünyada Azerbaycan
gibi başı belada olan başka bir ülke yoktur!
Senelerdir verdiği milli mücadelesi uğrunda
defalarca çeşitli düşmanlar tarafından saldırı ve soygırıma maruz kalmasına
rağmen , milli davasını devam ettirmektedir. Parçalanan
Azerbaycan’ın üçte biri yeni Kuzey Azerbaycan devleti olarak , 1918 ve 1991
yıllarında , binlerce şehit,sürgün ve yaralı vererek kendi iradesini
kurmayı başarmış oldu . Ancak teesüfle , topraklarının %20`si hala ermeni
teröristlerinin işgalindedir.
Azerbaycan’ın en büyük hissesi yani Güney
Azerbaycan, ayrı düşdükten sonra sayılmayacak kadar saldırı ve sömürgeye
maruz kalmış. Sene 1946’da Fars şovenizmi tarafından yıkılan Güney
Azerbaycan Milli hükümeti , o
zamandan şimdiye kadar Fars şovenizminin
60 yıllık işgali ve sömürgesine uğrayarak istismar altındadır .
Fars şovenizmi tarafından yıllardır çeşitli
hakaretlere maruz kalan Türkler , son zamanlarda tekrar İran’ın resmi
gazetesinde hamam böceğine benzetildiler!
Bütün dünya Türklüğüne yapılan hakarete karşı
, Güney Azerbaycan’ın başa başında mitingler ve protestolar düzenlendi , bu
sırada şehitlerin, yaralıların ve mahpusların sayısı az olmadı!
Güney Azerbaycan’da İran’a karşı yapılan
protestolara destek olarak Kuzey Azerbaycan ve Türkiye’nin bazı partiyaları
ve kurum kuruluşları tepkilerini
koydular.
Tahran rejiminin Türklere yaptığı hakarete en büyük tepki , Güney
Azerbaycan Türkleri tarafından geldi. Milli gururunu müdafaa etmesi için
haftalarca Fars şovenizmine karşı
protesto ve mitingler yapan Güney Azerbaycan Türkleri ,
birleşip Tahran rejimini titretmeği
başardılar.
Dünya kamuoyununun dikkatini çeken Güney
Azerbaycan’da baş veren olaylar, kardeş Türkiye ve Kuzey Azerbaycan Türk
devletlerinin medyasında azda olsa bile kendine yer açmış oldu ama maalesef
Türkiye’de Türkçü ünvanını taşıyan gazetelerden Tahran rejiminin çirkin
siyasetlerine karşı çıkmak yerine, Güney Azerbaycan Türk milletinin ayaklanmasını
başka güçlere ve ülkelere bağladılar. Unutmamalıyız ki , aynı suç ve yalan
ifade İran rejimi tarafından da defalarca kullanıldı!
Olaya biraz mantıklı yaklaştığımız zaman ,
tamamiyle anlıyoruz ki karikatürü çizen kişi Tahran rejimine aittir ve İran
adlı gazetenin kendisi de Fars şovenizmin siyasetlerini uygulayarak
işlerini yapmaktadır.
Bu arada hakarete uğrayan Türk milletidir!
Hiçbir durumda Güney Azerbaycan Türk
milletinin verdiği mücadelesini , Amerika ve başka ülkelere bağlamak doğru
değil , hemde Türkiye’de Türk milletine ait olan gazetenin bu olayları “
Milli Devrim”de diye biliriz,Amerika ve ... bağlamak tam bir saçmalıktır.
Burada Amerika’ya satılan o karikatürist ve İran gazetesidir,Türk milleti
değil!
Dost sandıklarımız , bu yaptıklarıya Fars
şovenizminin ve Türk düşmanlarının yanında yer alıyorlar.
Baku,Ankara, İstanbul, İzmir,
Berlin,Kopenhak,İstokholm,london,Hollandiya, vs şehirler ve ülkelerde
yaşayan Azerbaycan Türkleri mitingleri ile rasist molla rejiminin
yaptığını laneteyerek kınadılar. Fars şovenizmine ve onların
köleleri olan İran molla rejimine , Türklerin nefreti her gün artmaktadır.
Güney Azerbaycan’da yaşanan olaylar , Türk milletinin İran’a ve Fars
şovenizmine olan nefretini göstermiş oldu. Tebriz’de devrimci genç
Türklerin ayak sesleri , Tahran`ı titreterek, Fars şovenizmini ortadan
kaldırıp , yok etmeye doğru gidiyordu ama ne yazık ki yabancı ülkelerden ve
İran adlı ülkenin Fars ve başka etniklerin yaşadığı bölgelerden , molla
rejiminin beslediği , yetişdirdiği özel kuvvetleri Güney Azerbaycan’a
yerleştirerek onlarca şehit,binlerce yaralı ve tutuklananlara sebep oldu.
İran’da molla rejimi ve Fars şovenizmi
vampirler gibi Türk milletinin demokratik yollarla yaptıkları mitinglere
saldırarak,masum insanlarımızın kanlarını döktüler.O günlerde Güney
Azerbaycan’da Karabağ ve Hocalı olayları tekrar oldu. Tahran rejimi Ermeni
daşnakları gibi ,Güney Azerbaycanlılara saldırıp ve bütün imkanlarından
faydalanarak vahşicesine Türk miletinin öfkesini susturmaya kalktılar.Güney
Azerbaycan’da yüzlerce insan Fars şovenizmi tarafından katl edilirken ,
dünyada insan haklarını savunan kurum kuruluşlar bir defa bile İran adlı
ülkede 35 milyon Azerbaycan Türk’ünün doğal haklarını elde etmesi ve milli
varlığını müdafaa etmesinde destek
olmadılar.
Bu gün İran adlı ülkenin hapishanelerinde esir
olup ama esirlik etmeyen binlerce
Güney Azerbaycan Türk milliyetçileri , İran’ın ETTELAAT(İstihbarat)
idaresi tarafından çeşitli işkeneceler altında yaşam mücadelesi vermektedirler
ve çok sayıda Türk mahpusları günlerdir ki açlık grevindedirler.Terörist
Tahran rejimi Azerbaycan Türklerine düşman muamelesi yapıyor ve bir İslam
devleti olarak mazlum milletlerin en doğal ve ilk haklarını temin
etmesi yerine, onların normal bir
mitinglerini ve tepkilerini şiddet ve silahlarla karşılıyor.
İran rejimi Güney Azerbaycan’a saldırısı
sırasında orda ki ordusu yetmez gibi İran’ın Güneyinden Azerbaycan’a
binlerce çeşitli silahlarla donatılmış özel askerleri
getirtmiştir.Tebriz’in 31 Aşura alayına aynı günlerde Tahran rejimi
tarafından gelen vur emrini ret ederek Türk milletinin yanında yer almış
oldu.
Öten(geçen) olaylar esnasında , Güney
Azerbaycanlılar ispat ettiler ki , milli inançlarına ve hassasiyetlerine
dokulanları affetmeyecekler. Fars şovenizmi yaydığı o karikatürle , İran
molla rejiminin faşist ve çirkin
yüzünü tüm dünyaya açıkladı.
Karikatür olaylarında , Güney Azerbaycan’ın
Tebriz’den sonra en büyük şehiri,Urmu’da ve çevresindeki şehirlerde yapılan
protestoların sonucunda Güney Azerbaycan’ın komşuluğunda veya bazı
şehirlerinde misafir olan bir etnik gurupu umduklarının tersini almış
oldular.Onlar anladılar ki Fars şovenizmine olan tepkiler ,Güney Azerbaycan
Türk milletinin sadece bir uyarısıdır.
Başkaları Urmu,Sulduz,Salmas,Hoy,Makı şehirleri
veya Türk topraklarının herhangi bir noktası üzerine kurdukları planlar ,
hepsi hayal ve rüya olmasını anlamış oldular!
Azerbaycan topraklarında , doğu kurdistan veya
mukriyan diye bir yer olmayıp ve
olamaz!
Başkent Tebriz , önümüzdeki günler için yine
bir milli devrime hazırlanıyor!
Yıllardır İran rejiminin törettiği(yarattığı)
bütün sıkıntılara rağmen , Güney Azerbaycan’ın milli kurultayı bu sene yüz binlerce Türk’ün katkısıyla
yapılacaktır. Bulunduğumuz ayın son günlerinde (29-30 Haziran 2006)Güney
Azerbaycanlılar, Azerbaycan’ın milli kahramanı Babek’in doğum gününü kutlayıp ve kurultaya katılmak için
Babek Kalesine yürüyüşe hazırlanıyorlar. Fars şovenizmi tarafından Babek
kalesi İran’ın ordusuyla işgal edilmiştir. Bundan dolayı , kaç senedir
Güney Azerbaycan’ın milli kurultayının yapılması İran devletinin ordusu tarafından engelleniyor. Bu sene
Kurultayda şehitlerimizin 40.ci günü münasibeti ile Babek Kalesi`nde milletimiz tarafından ağırlanacaktır.
Güney Azerbaycanlılar , 2006’daki milli
kurultayında , Babek kalesinin zirvesinde Güney Azerbaycan’ın milli
bayrağını geçmişteki yıllar gibi dalgalandırıp ve milli mücadelelerinde
ilerleyerek Azerbaycan’a layık ve uygun
bir talihi seçip , elde edecekler.
Bir yıl azat yaşamak 40 yıl boyundurukta
yaşamaktan üstündür!
BABEK HÜREMMEDİN
Güney
Azerbaycan milli hareketinin amaclarını gerçekleştirmesi yolunda bu sene
yeni bir televizyon kanalı, Oyanış TV’ni tesis edildi ve milli
hareketimizin bir tribünü olarak büyük Türk milletinin özellikle 35 milyon
Güney Azerbaycan Türk milletinin hizmetinde olacaktır.
Oyanış TV başka televizyon, radyolar ve...
Güney Azerbaycan’ın milli davasının sesini tüm dünyaya duyurmakla , Güney
Azerbaycan’ın azatlığı yolunda
önemli rolü olacaktır.
Bu büyük uğuru bütün Türk milletine tebrik
ederek,Oyanış TV’nin kurucularına ve yönetimine başarılar ve uğurlar
dileriz.
Tekin.Maharlı
Haziran
2006 Türkiye
|